Thomas Schinecker, Roche Diagnostics CEO’su

 

 

İster kanser, ister bulaşıcı hastalıklar, isterse de diğer ciddi sağlık tehditleri olsun, sağlık hizmetlerinin karşılaştığı en büyük zorluklara daha iyi çözümler bulmak hastalıklara doğru tanı konulmasına bağlıdır.

 

Küresel COVID-19 salgını, tanının hastalık önleme ve yönetiminde oynadığı role ilişkin farkındalığı ciddi düzeyde artırdı, öyle ki bazı insanlar, 2020'yi tanı devrinin başlangıç noktası olarak görmeye başladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Bülteni'nde belirtildiği gibi, "tanı testleri; hastalığın tanısı ve izlenmesi, prognoz sağlanması ve tedaviye yanıtın tahmin edilmesi açısından vazgeçilmez hale geldi."1

Virüs 2020'nin başlarında yayılmaya başladığında, tanının - özellikle de Roche'un - bu küresel sağlık krizine karşı mücadelede muazzam bir rol oynayacağı kısa sürede anlaşıldı. Onkoloji ve yoğun bakımda olduğu kadar bulaşıcı hastalıklarda da, zamanında ve hedefe yönelik tanı ve tedavi kararlarını mümkün kılan çözümler, hastalık önleme programlarının geliştirilmesi ve en uygun tedavi sağlanmasında esastır. Bu hastalıklar, genellikle sadece etkilenen insanlar üzerinde değil, bir bütün olarak toplum üzerinde de büyük bir etkiye sahiptir. 

Bir salgın sırasında, diğer ciddi hastalıklara sahip insanlar ne yazık ki tedavi ve hastalık takibi süreçlerinde gecikme yaşayabilir. Mümkün olan en iyi hasta sonuçlarının elde edilmesi erken tanı ve tedaviye hızlı erişime bağlı olduğu için, bir salgın sırasında bile genel sağlık kontrollerinin devam etmesi hayati önem taşır.

Salgın ayrıca araştırmacılar, sağlık meslek mensupları, ruhsatlandırma makamları, hasta grupları ve Roche gibi şirketler arasındaki iş birliğinin önemini de bir kez daha ortaya koymuştur. Birlikte daha güçlü ve sürdürülebilir sağlık sistemleri inşa edebiliriz. Sağlık alanında öncü bir şirket olarak, klinisyenlerin dünya çapında milyarlarca insanın hayatını iyileştirmesine yardımcı olacak yenilikçi tanı çözümleri geliştirmeye devam etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.

Tanı ve dijital sağlık altyapısı, ülkelerin salgın ile başa çıkma ve sağlık sistemlerini sürdürme becerilerinde büyük bir fark yaratabilir. Gelişmiş tanı çözümleri, hastaların ve klinisyenlerin kritik kararları daha erken, daha doğru ve daha büyük bir güvenle almalarını sağlar. Bu çözümler, hızla değişen sağlık sistemlerinde hastaneye yatış oranlarının azaltılmasına, hedefe yönelik tedavi stratejilerinin geliştirilmesine ve kronik hastalıkların yönetiminin iyileştirilmesine yardımcı olur.

Sağlık sistemleri, tanı testleri ve önleyici tıbbi kontrollerden oluşan güçlü bir portföyden yararlanır. Bunlar, sadece hastalar için daha iyi tedavi sunmakla kalmaz, aynı zamanda hastaneye yatışların azaltılmasını ve gereksiz muayenelerin önlenmesini de sağlar. Bu da sağlık alanındaki maliyetlerin düşürülmesine yardımcı olur2.

 

 

Mümkün olan en iyi hasta sonuçlarının elde edilmesi erken tanı ve tedaviye hızlı erişime bağlı olduğu için, bir salgın sırasında bile genel sağlık kontrollerinin devam etmesi hayati önem taşır.

 

 

Örneğin, rahim ağzı kanseri gibi hastalıklar, insan papilloma virüsünün (HPV) erken taraması ile büyük ölçüde önlenebilir. Yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının erken tanısı ve izlenmesindeki gecikmeler, rahim ağzı kanserinin ortadan kaldırılmasını yıllarca geciktirebilir. 

Biyobelirteçler, her yıl yaklaşık 18 milyon insanın hayatına mal olan kardiyovasküler hastalıklar üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Yüksek duyarlılığa sahip kardiyak troponin T biyobelirteci, kalp ameliyatı olmayan hastalarda kalp krizi riskini ve ölüm oranını tahmin etmeye yardımcı olmak ve asemptomatik hastalarda uzun vadeli kardiyovasküler riskleri değerlendirmek için kullanılabilir. NT-proBNP biyobelirteci, dünya çapında kalp yetmezliğinden muzdarip milyonlarca insan için, inme, beyin hasarı veya ölüme yol açabilen anormal bir kalp ritmi olan atriyal fibrilasyon gelişme olasılığının kimlerde daha yüksek olduğunu belirlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca tip 2 diyabeti olan hangi hastaların kalp yetmezliği geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu belirleme konusunda da destek sağlayabilir. 

Tanının sağlığınız, değer verdiğiniz kişilerin sağlığı ve bir bütün olarak toplum üzerinde nasıl olumlu bir etkisi olduğunu daha iyi anlamanıza yardımcı olmak için Tanının Değeri Atlası'nı (Value of Diagnostics Atlas) oluşturduk. Tıp ve laboratuvar biliminde dünyanın önde gelen uzmanları tarafından oluşturulan bu içerik, kanser, kalp hastalığı, kadın sağlığı, sinirbilim gibi belirli hastalık alanlarında tanının rolü konusunda size rehberlik edecek. Ayrıca size küresel iş birliğinin, hızla dijitalleşen sağlık hizmetlerinin, genetik testlerin ve tıbbi verilerin kullanımının gerçek bir sağlık devrimini nasıl harekete geçirdiğini gösterecek. 

Kanada Nadir Hastlıklar Örgütü (CORD) Başkanı Durhane Wong-Rieger ile, gelecek ve bunun hepimize sunacağı yararlar konusunda neden heyecanlı olduğumuzu paylaştığımız ve belirli hastalık alanlarında tanının rolünü konuştuğumuz podcast’i bu link üzerinden dinleyebilirsiniz. Sizi Atlas'ı ve tanının değerini keşfetmeye davet ediyoruz.

 

 

Referanslar

1.   Dünya Sağlık Örgütü Bülteni A guide to aid the selection of diagnostic tests. 26 Haziran 2017. Kaynak: https://www.who.int/bulletin/volumes/95/9/16-187468.pdf [İnternet: 24 Haziran 2021 tarihinde erişildi]

2.   The Value of Diagnostic Information in Personalised Healthcare: a comprehensive concept to facilitate bringing this technology into healthcare systems. Eylül 2019. Kaynak: https://www.karger.com/Article/FullText/501832 [İnternet: 30 Eylül 2021 tarihinde erişildi]

MC-TR-00830